
“Bu çantaları üretirken başlarda oldukça zorlandım. Ördüğüm çantalarda Tiny markasının desenlerini kullanmam gerekiyordu. Desenler genellikle yumuşak köşelerden oluşan şekillerdi. Desenleri kareli kağıtlar üzerine aktardığımda desenler daha keskin hatlara sahip köşelerden oluşuyordu ve her çantada aynı deseni yakalayabilmeniz için hangi renkten kaç ilmek attığınızı bilmeniz bu sebeple de desenlerin kaç kareye denk geldiğini çok iyi hesaplamanız gerekiyordu. Çok kez yaptığım çantaları sökmek zorunda kaldım. Kimisinde desenler büyük oldu kimisinde küçük. Ördüğüm desenler ile Tiny markasının desenlerinin birbirinden çok alakasız olduğu, ilmek sayısını tutturamadığım çantalar oldu. Bir ara yeteneğimi kaybettiğimi bile düşündüm. Fakat tekrar tekrar ördükçe desenler ve ilmek sayıları oturmaya başladı. Desenleri oturttuktan sonra çantaları örme sürecim de hızlandı. Şu anda 2 çeşit çanta örüyorum. Biri Hestia. Bu çantayı örmem boyutu ve desenleri sebebiyle 1 hafta 10 gün arasında değişti. Diğer ördüğüm çantanın boyutu Mini Hestia’yı küçük olduğu ve desenini boncuklar ile yaptığım için 1 günde ördüm.
Tiny kadın kooperatifinde olmak bana ilham veriyor. ’İnsan insanın kurdudur.’ sözünün çarpıtılarak ‘Kadın kadının kurdudur.’ haline getirildiği ve kadınların yine kadınlar tarafından yargılandığı bir coğrafyada birbirini hiç tanımayan kadınların birlikte renkler ve desenleri ilmek ilmek işleyerek bir hikayeye ortak olması insana ilham veriyor.
Biz şimdi, dur durak bilmeden üretmeye, hayal kurmaya ve hayallerimizi gerçeğe dönüştürmeye devam edeceğiz. Şimdiden kış koleksiyonunda çıkacak el emeği ürünleri düşünmeye ve heyecanını paylaşmaya başladık. Daha fazla detay vermeden herkesin Tiny markasını takip ederek heyecanımıza ortak olmasını istediğimi söyleyebilirim.”
