Tasarım maceran nasıl basladı? Kariyerinden kısaca bahsedebilir misin?
Sevdiğim şeyleri kendime ve sevdiklerime yapmakla başladı aslında maceram. Kafamıza çiçekleri sadece festivallerde değil de günlük hayatımızda da kullanmalıyız diye düşündüm. Özgürce kendini ifade edebilmeyi günlük rutinimize de taşımak istedim. Çiçekleri kafamıza, şapkamıza, çantamıza takabilecek şekilde kullanıma uygun tasarladım ki günlük modumuza göre kullanabilelim.
Tiny ile ilk ne zaman tanıştın? Markayla ilgili yorumlarını ve favori yönlerini paylaşır misin?
Tiny ile stand açtığımız bir etkinlikte tanıştım, çok keyifli iki gün geçirdik.
Zamansızlığı, rahatlığı ve çok yönlü kullanabilme özelliği beni kalbimden vurdu. Tanıştığımız yıldan beri dolabımdan hiç eksik olmadı Tiny.
Koleksiyonun ilham kaynağını ve hayata geçme sürecini merak ediyoruz?
İlham kaynağım kadınlar ve doğa aslında. Canım kadınlarımla aramızda “kafamıza çiçekten başka bir şey takmayalım” gibi bir mottomuz da var. Herkese hitap edebilme niyetiyle minimal çiçekler ve daha büyük çiçekler olarak kitlemize geniş bi yelpaze sunmak istedik ki herkes çiçeklensin. Bu heyecanla da çok hızlı bir üretme serüveni başladı.
Tiny Kadın Kooperatifi ile yolun nasıl kesişti? Koleksiyonla ilgili düşüncelerini ve hislerini bizimle paylaşır misin?
Tiny ekibi ile küçük bir aile gibi olduğumuzdan; Kadın Kooperatifi ile de birleşiverdi.
Hep kadınlar dedim ama kadın, erkek farketmeden herkese hitap edebilecek çiçekler çıktı ortaya ve niceleri de ilhamlarla devam ediyor aslında. Herkese hitap edecek olması, Tiny ile olan uyumu hem renk hem kullanım olarak beni çok heyecanlandırıyor.
Tiny ailesinin bir parçası olmak da beni her zaman mutlu ediyor, kadının kadını desteklemesini de çok kıymetli buluyorum.
Sizi çok seviyorum 🤍

