
Güne nasıl başladın?
Tek gözüm kapalı başladım. Genelde her sabah böyle oluyor. 6 gibi Mars uyanıyor. Onu emzirdikten sonra azcık daha uyuyabilmek için içimden dua ederken Uzay yan odadan anne demeye başlıyor…
Peki, seni biraz tanıyalım. Kimlerdensin, ne yaparsın, nerelere gidersin?
Adigeyim, Çerkez kızıyım. Deri iç giyim ve aksesuar yapıyorum. İşimden dolayı sürekli Gedikpaşa, İkitelli ve Karaköy hattında gidip geliyorum. Bebekler de olduğu için fazla bir şey yapmaya zaman kalmıyor. İşten arta kalan zamanlarda da onlarla vakit geçiriyorum, arkadaşlarımıza gidip geliyoruz, parka gidiyoruz, yürüyüş yapıyoruz Moda sokaklarında.

Sana bir tavsiye
Biraz yumuşa.
Hiçbir şeye karşı çok sert olma.
Sert olan çabuk kırılır, eskidir.
Yumuşak yeni doğandır, saftır, sevgidir.
Dominant bir kadın mısın?
Sanılanın aksine, hiç değilim. Rol gereği olabilirim ama.
Anne olduktan sonra mesleğinden uzaklaştığını düşündüğün oldu mu? Cevap evetse, bu sana nasıl hissettirdi?
İlk defa anne olduğumda kendi markamı rafa kaldırmıştım ve bunu kendim isteyerek yapmıştım. Evimi homeoffice olarak kullandığım
için yeni doğmuş tertemiz bir şey varken evde o pis işleri yapmak istemedim. Sanat yönetmenliği ve kostüm tasarımı işlerine devam etmiştim bir süre. Hayatla bağımı koparmak istememiştim. Yaptığımız işle varoluyoruz ya çünkü…
Ama sonradan bana kimliğimi kazandıran işimden uzaklaştığım için içimde bir boşluk hissettim. Kendimi tam ifade edebildiğim beni ben yapan işime odaklandım tamamen ve Mars’a hamileyken hayatımda hiç çalışmadığım kadar çalıştım, o doğduktan sonra da böyle devam ettim ve bu bana kendimi çok iyi hissettiriyor. Yeni anne olmak psikolojik olarak çok fırtınalı bir hissiyat yaşatabiliyor insana. Bir sürü duyguyu aynı anda hissedebiliyorsunuz. Kızgınlık, mutluluk, pişmanlık, korku, heyecan, endişe, baş dönmesi.. Tüm bu fırtınanın arasında yaptığınız işe tutunmak insana güç veriyor. Tabii işe tutunabilmek için de bazı lüksler gerekiyor, homeoffice çalışmak bunlardan biri mesela.
